D-MAX’in macera ve konfor donanımlı 6 ileri otomatik şanzımana sahip versiyonu V-Cross’u İstanbul yollarında ve farklı off-road koşullarında deneyimledik.

2020 yılının son günlerinde yeni bir görünümün ötesine geçerek büyük bir değişimle Türkiye pazarında tanıtılan Isuzu D-MAX, 2022-2023 Uluslararası Pick-Up Ödülü’nün de (International Pick-Up Awards) güçlü adayları arasında yer almıştı.

Küresel pick-up rekabetindeki 2000’li yılların başında almasına rağmen, kısa sürede kendine önemli bir yer edinen D-MAX, dünyada en çok satılan 10 pick-up modeli arasında yerini alan güçlü bir model olarak yoluna devam ediyor.

İlk ve ikinci nesliyle sağlamlığı ve arazi performansıyla özellikle filo ve yol dışı projeler yürüten kişi ve kurumlar tarafından yoğun olarak tercih edilen model, yeni nesliyle bireysel kullanıcıların da radarına girmeyi hedefliyor. Küresel olarak yaşanan bulunabilirlik problemlerinin damgasını vurduğu 2021 yılında satışlarına başlanan yeni D-MAX, bu şartlardan etkilense de Türkiye ve Avrupa’da pazardan çıkacak ve yenilenerek pazara dönecek modellerle yeniden şekillenmesi beklenen rekabette pozisyonunu güçlendirmeyi hedefliyor.

İç & Dış Tasarım

Yeni Isuzu D-Max dış tasarımıyla çok daha keskin bir görüntüye kavuşmuş. Aracın önceki nesline göre uzunluğu bir miktar küçülse de aracın yüksekliği ve dingil mesafesindeki artışla ve omuz yüksekliğindeki belirgin yükselme de bu algıya katkıda bulunuyor. V-Cross donanımda kullanılan led farlar ve altındaki çift sis farlarını destekleyen ön ızgaranın yanı sıra şık yan basamaklar ve tavan rayları da aracın dış tasarımını destekleyen unsurlar. Araçta kullanılan 18 inçlik koyu gri mat alüminyum jantların da başarılı tasarıma katkısı büyük.

Aracın içinde girildiği zaman tasarımdaki değişiklik ise önceki modele göre çok daha göze çarpıyor. Yeni gösterge ekranının merkezinde yer alan renkli bilgi ekranı, konsolda kullanılan yumuşak doku kenarlarındaki ince dikiş detaylarının kapı içlerinde ve koltuklarda sağladığı bütünsellik, sürücüsünü yanlardan saran ısıtmalı ve elektrikli kontrol edilen bel destekli koltuklar konfor ve kalite vurgusunu güçlü bir şekilde yerine getiriyor. Siyah tavan döşemesiyle daha maskülen gelen test aracımızda kullanışlı saklama alanları/geniş bardak tutucuları hem sürücü hem de yolcu tarafındaki tutamaçlar ise basit olmakla birlikte önemli detaylar arasında yer alıyor. Kablosuz Apple Car Play ve Android Auto bağlantısı sunan 9 inçlik multimedya ekran ve çift bölgeli dijital klima ise tasarıma da etki eden teknolojik detaylar olarak dikkat çekiyor. Araçta orta konsolun altında yer alan telefon koyma alanı ve USB girişi arkada ise yine USB ve havalandırma girişi yine uzayan aks mesafesiyle daha fazla arka bacak alanı da yine aracın içinden dikkat çeken unsurlar olarak göze çarpıyor.

Güvenlik & Konfor &Teknoloji

Gelişmiş sürücü destek sistemleriyle (ADAS) pick-up segmentinde standartları bir üst seviyeye taşıyan Isuzu D-MAX, donanımlı binek araçların bile çoğunda bulunmayan bu sistemleri başarıyla uygulamış.  Öndeki diğer araçların yanı sıra yayaları da algılayabilen ön taraftaki stereo kamera bu teknolojiler arasında öne çıkarken diğer destek sistemlerinin de sağlıklı şekilde çalışmasını yardımcı oluyor.

Adaptif Hız Sabitleyici (ACC), Arka Çapraz Trafik Uyarı Sistemi (RCAT), Arka Radar, Kör Nokta Uyarı Sistemi (BSM), Şerit Takip Uyarı Sistemi (LDWS), Çoklu Çarpışma Önleyici (MCB), Otonom Acil Frenleme (AEB), Ön Çarpışma Uyarı Sistemi (FCW) Trafik İşareti Tanıma (TSR) bu sistemler arasında öne çıkıyor. Özellikle biraz yorgunluk ve dikkat dağınıklığı yaşıyorsanız bu sistemlerin size gerekli hatırlatmaları yaptığını ve/veya doğrudan müdahale ettiğini deneyimleyebiliyorsunuz. İstanbul trafiğinde seyir halindeyseniz, düşük hızlarda otonom acil frenleme sıkça devreye girebiliyor. Bu fonksiyona alışmamış olan sürücüler için rahatsız edici olsa da dalgın ve yorgun kullanıcılar için günü kurtarabilir. Yine Adaptif Hız Sabitleyici sistem ise akan bir trafikte keskin bir şekilde işlevini yerine getirerek sizin üzerinizden gaz/fren pedalı yükünü güvenli bir şekilde alabiliyor.

Yine test aracımızda bulunan ön ve arka sensörlerle birlikte hızlı ve kaliteli bir görüntü sunan arka kamera özellikle yoğun şehir trafiğindeki büyük bir aracın park etme macerasına önemli katkıda bulunuyor. Elbette yüksek hızlarda sertleşirken şehir trafiğinde hafif bir kullanım sunan yükseklik ve derinlik ayarlaması sağlayan yeni elektromekanik direksiyonun da burada önemli bir rolü olduğunu eklemek gerekir.

Asfaltta D-MAX

Önde darbe emicili çift salıncaklı, bağımsız süspansiyon arka süspansiyonda ise ayarları iyi yapılmış parabolik yaprak yaylı sistemin kullanıldığı Isuzu DMAX, bugüne kadar ki en rafine sürüşe sahip olarak önceki modele göre büyük bir gelişim göstermiş. Yeni süspansiyon yapısının daha hafif ve güçlendirilmiş şasisinin de etkisiyle asfaltta sessiz ve sağlam bir şekilde yol alan araçtaki salınım ve titreşim ise aracın yüksekliği göz önüne alındığında kabul edilebilir seviyelerde.

Avrupa pazarları ve Türkiye’de 1,9 litrelik Common-Rail VGS Turbo Intercooler 4 silindire sahip Isuzu motorla gelen D-MAX rakiplerine göre mütevazı sayılabilecek hacmine rağmen 3,600 devirde 163 PS güçle ve 2000-2500 devir aralığında sunduğu 360 Nm tork değeriyle asfaltta atik bir kullanım sunuyor. Eski versiyonda da kullanılan motorla birlikte gelen Yeni D-MAX Euro 6D-ISC standartlarında emisyon için ilk defa Adblue kullanmaya başlamış. Aracın EBD'li ABS, Break Asist, ESC sistemleriyle desteklenen daha büyük fren diskleri ise güven veriyor.

Off-road’da D-MAX

Yeni D-MAX, Off-road sürüşleri için Saros Körfezi’nin kuzeyindeki tepe ve ormanlarla birlikte yine o bölgede yer alan kumsal ve çeltik kenarlarındaki çamurluk alanları kullandık. Bozuk köy yollarında ve hafif offroad koşullarında D-MAX stabil ve sarsıntısız bir sürüş sunuyor. Yeni D-MAX’in sınıfının en iyi değerlerinden biri olarak 800 mm (80 cm) sudan geçebilme yeteneğini kullanmasak da kayalık yollarda aracın altını vurmadan zorlu koşullarda dahi ilerleyebildik. Yaklaşma ve uzaklaşma açıları segment standartlarında olan D-MAX, 2 çekerden 4x4 moduna basit bir şekilde geçiyor. Ağır off-road kullanımı için 4L modu ise aracın durdurularak işlemi gerçekleştirmek gerekiyor. Bunun yanı sıra çekiş kontrol sistemi (TCS) özellikle kaygan zeminlerde etkisini hissettiriyor ve araç 4L modunda ise devreye alınan arka diferansiyel kilidiyle birlikte devreden çıkıyor. Yokuş İniş Kontrolü (HDC) sadece yol koşullarına ve potansiyel yol tehlikelerine odaklanmak isteyen sürücüler için kusursuz bir şekilde çalışıyor.

Çamur ve kar özelliklerine sahip olmayan, A/T özelliği de bulunmayan kış lastiklerine sahip test aracımızla (Destek için başka bir arazi aracını da çevremizde tutarak) kum ve çamurlu zeminlerde temkinli olarak deneyimlediğimiz Yeni D-MAX, yol dışında da kullanıcısına güven veriyor. Ancak yine de gerçek off-road koşulları için özellikle çamurlu zeminlerde araziye uygun lastiklerin tercih edilmesi gerektiğini de not düşelim.

Yük Alanı & Yükleme Kapasitesi

Yeniden Doğan Renault Express Pratiklik ve Ekonomi Vaat Ediyor Yeniden Doğan Renault Express Pratiklik ve Ekonomi Vaat Ediyor

1100 kilograma kadar yük taşıma kapasitesine sahip olan yeni D-MAX’in kargo alanı taban uzunluğu 1571 cm ve bu alanın iç genişliği 1530 cm. 490 cm kargo alanı iç yüksekliğiyle birlikte yükleri bağlamak için 4 adet sağlam bağlama kancası sunan D-MAX’in römork çekme kapasitesi ise 3,5 ton. Bu değerlerle de sınıfının kabul edilen standartlarını sunan D-MAX artan konfor ve teknoloji unsurlarına rağmen geleneksel iş aracı niteliklerinden de taviz vermemiş oluyor.