Treyler Sanayicileri Derneği (TREDER) ve Ağır Ticari Araçlar Derneği’nin (TAİD) işbirliğiyle yapılan Ağır Vasıta, Treyler Zirvesi, 8 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul’da Crowne Plaza Asia’da başladı.
“Dijitalleşme ve Otonom Teknolojiler Işığında Treylerin Yeni Yolculuğu” temasıyla gerçekleştirilen zirvesinin açılışında ilk konuşmayı TREDER Başkanı Seyit Arslan gerçekleştirdi.
Sadece sağlam ürünler üretmenin yeterli olmadığını kaydeden Seyit Arslan, rekabetin yeni bir boyuta geçtiği yeni dönemde özellikle küresel pazarda kaliteli Türk Malı algısının oluşturulmasında her üreticiye büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı.
Arslan konuşmasında şunları söyledi: “Bu sektör kaynağı boyanın, dingilin metalin içinden doğdu. İlk kuşaklarımız yoklukla üretmeyi öğrenmek zor şartlarda ayakta kalmayı başardı.
Fakat bugün yeni bir görevin eşiğindeyiz. Artık sadece sağlam şasi yapmak, güçlü damper yapmak uygun fiyat vermek yetmez. Bugün yakıt verimliliği, karbon ayak izi, dijital takip sistemleri, sensörler, bağlantılı araçlar ve çekicilerle uyumlu bir treyler mimarileri konuşuluyor.
Daha akıllı, daha temiz, daha hafif, daha güvenli, daha izlenebilir üretim rekabeti şekillendiriyor.
Türk treyler sektörü bu koşullarda rekabetin merkezinde olacak güce sahiptir. Yeter ki birbirimizi yalnızca rakip olarak değil, aynı ülkenin sanayi temsilcileri olarak görelim.
Elbette müşteri için mücadele edeceğiz ama uluslararası arenaya çıktığımızda, hepimizin soyadı Türkiye. Bu yüzden kalite algımızı birlikte yükseltmek yan sanayimiz ile tedarik zincirimizle ihracat pazarlarında tüm noktalarda büyütmek zorundayız.
1 milyar dolar ihracat hedefi… Bu hedef bir iddia ifadesidir. Asıl mesele daha çok satmak kadar daha değerli satmaktır. Asıl hedef müşteri satın alma kararından Türk Malı mı diye tereddüt etmemesi tam tersine Türk malıysa güvenilir demesidir.
Zorluklarımız var. Dünyada savaşlar, enerji maliyetleri, sorumlulukları, baskısı ve sertleşen regülasyonlar var ama unutmayalım, zor zamanlar güçlü sektörlerin doğduğu zamanlardır.”
Daha sonra söz alan TAİD Başkanı Burak Hoşgören ise Ağır Vasıta ve Treyler Zirvesi’nin ağır ticari araç, treyler, lojistik, yan sanayi ve kamu ekosisteminin aynı masa etrafında buluştuğu sektörün geleceğinin birlikte değerlendirildiği ortak aklın üretilerek yol haritasının şekillendirildiği çok kıymetli bir platform haline geldiğini ifade etti.
Bu yıl zirveyi dijitalleşme ve otonom teknolojiler ışığında treylerin yeni yolculuğu temasıyla gerçekleştirildiğini kaydeden Hoşgören, sözlerine şöyle devam etti. “Aslında bu tema sektörümüzün tam da bugün içinden geçtiği büyük dönüşüme işaret ediyor.
Artık taşımacılık dünyasında yalnızca araçlardan motorlardan, treylerden ya da filolardan bahsetmiyoruz. Artık birbirine bağlı veri üreten, öğrenen ve karar süreçlerini etkileyen büyük bir teknolojik ekosistemden bahsediyoruz.
Bu veriler merkeze aktarılıyor, operasyonel verimliliği artırıyor, güvenliği destekliyor ve lojistik süreçlerini tamamında değerlendiriliyor.
Dolayısıyla geleneksel üretim anlayışımız, yerini donanım ile yazılımın iç içe geçtiği yeni bir yapıya bırakıyor. Artık bizler sadece araç üretmiyoruz, birbirine bağlı öğrenen ve sürekli güncellenen teknoloji platformlar geliştiriyoruz. Bu yeni dünyada yazılım sensör teknolojileri, bağlantılı ara araç sistemleri, Yapay zeka ve veri yönetimi, sektörümüzün rekabet gücünü belirleyen en kritik başlıklar haline geliyor.
Bugünün ve yakın geleceğin en kritik ihtiyaçlarından biri otonom sistemler, insan hatasını azaltma, yol güvenliğini artırmak, yakıt tüketimini optimize etme, operasyonel sürekliliğini sağlamak ve maliyet düşürme potansiyeliyle sektör için stratejik bir önem taşıyor.
Bugün, filolarımızdaki araçlardan elde ettiğimiz veriler sayesinde arızalar gerçekleşmeden öngörülebiliyor. Araçlara uzaktan müdahale edebiliyor ve operasyonel kesintileri minimuma indirilebiliyor.
Elbette bu dönüşümün bir diğer kritik boyutu da sürdürülebilirlik. Bugün artık sürdürülebilirlikle verimlilik birbirine karşı değil, tam tersine birbirini besleyen ve güçlendiren iki temel unsur.
Rota optimizasyonu, otonom konvoy sürüşü, akıllı enerji yönetimi bunların hepsi daha fazla optimizasyon ve daha yüksek performans sağlıyor. Yani veri temelli pek çok uygulama, karbon ayak izimizi azaltmada doğrudan katkı sunuyor. Sonuç olarak, teknoloji ilerleme ile yeşil dönüşüm artık birbirinden ayrılamaz bir bütün haline geldi.
Bu noktada, sektör olarak güçlü bir koordinasyona ve ortak bir vizyona her zamankinden daha fazla ihtiyaç Bu ölçekte bir dönüşüm kendiliğinden gerçekleşmiyor, koordinasyon, iş birliği ve en önemlisi de ortak vizyon gerektiriyor. Bu süreçte TAİD olarak biz, kamu ile özel sektör arasında köprü kurmayı temel sorumluluklarınızdan biri olarak görüyoruz.
Önümüzdeki dönemde otonom araç mevzuatları, akıllı yol altyapıları, veri güvenliği, bağlantılı araç standartları, sürdürülebilir üretim ve yeni nesil lojistik modelleri hepimizin ortak gündeminde daha fazla yer alacak ve bu dönüşüm ancak hep birlikte mümkün olacak. Geleceği belirleyecek olanlar teknolojiyi doğru okuyanlar, veriyi iyi doğru kullananlar, birlikte hareket edebilenler ve bu geleceğe hazırlıklı olanlar olacak.”