Küresel ticaretteki trendlerin haritasını çıkaran DHL Ticari Büyüme Atlası, kötümserliğe rağmen ticarete dair olumlu bir görünüm sunuyor.

DHL ve New York Üniversitesi Stern School of Business, küresel ticaretteki en önemli trendlerin ve beklentilerin bir haritasını çıkartan yeni DHL Ticari Büyüme Atlası’nı (DHL Trade Growth Atlas) yayınladı. DHL Ticari Büyüme Atlası, küresel ticaretteki büyüme trendlerini, coğrafi değişimleri, ticareti yapılan ürünleri ve iş dünyasındaki daha genel değişiklikleri inceliyor. Dünya çapındaki ticareti, bölgelere göre ve gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler bazında karşılaştırarak 173 ülke genelinde analiz ediyor. Kapsanan ülkeler, dünya ticaretinin, GSYİH’sinin ve nüfusunun yüzde 99’undan fazlasını temsil ediyor.

Ülke ve bölgelerin dünya ticaretinden aldıkları paylarda meydana gelen değişiklikleri de ölçen DHL Ticari Büyüme Atlası, son duruma ve piyasalardaki kötümserliğe rağmen küresel ticaretin ortaya koyduğu dirence dair olumlu bir bakış sunuyor. Atlasın ortaya koyduğu temel çıkarımlar arasında şunlar bulunuyor:

·Covid-19 pandemisi çoğu kişinin öngörüsünün aksine, küresel ticareti ciddi şekilde sekteye uğratmadı. Uluslararası ticaret, büyümedeki artışı kısıtlayan ciddi tedarik sıkıntılarına rağmen pandemi öncesine göre yüzde 10’dan fazla büyüdü.

·Geleceğe yönelik büyüme beklentileri de şaşırtıcı ölçüde olumlu olmayı sürdürüyor. Büyüme tahminleri Ukrayna’daki savaştan ötürü  düşmesine rağmen halen 2022 ve 2023 yıllarında önceki on yıla kıyasla biraz daha hızlı büyüme öngörülüyor.

·E-ticaret satışları, pandemi sırasında iyice canlandı ve tahminler, uluslararası e-ticaretteki güçlü büyümenin devam edeceğine işaret ediyor.

·Güneydoğu ve Güney Asya’da yeni ticaret büyümesi kutupları tespit ediliyor ve ticaret büyümesinin Sahra Altı Afrika’da dramatik ölçüde ivme kazanması bekleniyor.

TruKKer Polonya ve Kazakistan’a Açılıyor TruKKer Polonya ve Kazakistan’a Açılıyor

·Ticaretteki büyüme, daha geniş bir yelpazedeki ülkelerin geneline yayılmış durumda. Son yıllarda ticaretteki büyümenin dörtte birini sağlayan Çin’in bundan sonra da en yüksek büyümeyi kaydetmeyi sürdüreceği, ama büyümedeki payının yarı yarıya düşerek yüzde 13’e ineceği tahmin ediliyor.

·Vietnam, Hindistan ve Filipinler, 2026’ya kadar öngörülen ticaret büyümesinin hızı ve ölçeği ile öne çıkıyor. Üç ülke de birçok şirketin Çin merkezli üretim ve kaynak kullanımı stratejilerini çeşitlendirme çabalarından fayda sağlama potansiyeline sahip.

·Yükselen ekonomiler dünya ticaretinden aldıkları payı 2000 ile 2012 yılları arasında yüzde 24’ten yüzde 40’a çıkardı. Artışın yarısı tek başına Çin tarafından sağlandı ve bu paylar son on yılda pek bir değişim göstermedi.

·Bununla birlikte, yükselen ekonomiler, bağlantı, inovasyon ve önde gelen şirketler kalemlerinde ileri hamlelerini sürdürüyorlar.

DHL Express CEO’su John Pearson temel çıkarımlar ve konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Uluslararası ticaret, ekonomik büyümeye ivme kazandırma ve enflasyonu düşürme açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, ülkelerin ve şirketlerin birçok kilit girdi kaynağına erişmesine imkân verme gücü açısından çok önemli. Bu nedenle, DHL Ticari Büyüme Atlası’nın küresel ticaretteki değişikliklerin anlaşılması ve yönetilmesi için başvurulacak bir kaynak haline gelmesini hedefliyoruz. Ticaret, yüzyıllardır olduğu gibi bundan sonra da refahın temel unsuru olmayı sürdürecek. Mevcut küresel ticaret ortamında DHL, belirli tedarik zincirlerinin maliyet ile risk arasında hassas bir denge sağlamalarına yardımcı olabilir. Dünyanın önde gelen lojistik sağlayıcısı olarak, tüm lojistik gereksinimleri için çözümler ve en çalkantılı piyasa koşullarında dahi istikrarlı ve güvenilir hizmet sunuyoruz.”

NYU Stern’in İşletmelerin Geleceği Merkezi Kıdemli Araştırma Görevlisi ve DHL Kürselleşme İnisiyatifi Direktörü Steven Altman, elde edilen verilerile ilgili şunları söyledi: “Küresel ticaretin durumu ve gidişatıyla ilgili en önemli verileri süzmeye ve görsel içeriklerle bu verileri yorumlamaya çalıştık. Sonuçlar, ticaret için hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde ve dünyanın dört bir yanındaki bölgelerde halen ne kadar önemli büyüme fırsatları bulunduğunu gösteriyor. Ticari görünüm değişerek ortaya yeni zorluklar çıkarıyor, ama bu rapor global ticarette ciddi bir gerileme olacağına yönelik tahminleri güçlü şekilde çürütüyor.”