HAFİF TİCARİ

Elektrikli eSprinter Minibüse Talep Akaryakıt Fiyatlarıyla Arttı

Elektrikli eSprinter'ı minibüs olarak Türkiye'de pazara sunduklarını söyleyen Akdeniz, artan akaryakıt maliyetlerinin doğal bir talep yarattığını kaydetti.

Mercedes-Benz Otomotiv Hafif Ticari Araçlar İcra Kurulu Üyesi Tufan Akdeniz, ticari araç pazarı ve markaları tarafında yaşanan gelişmeleri Auto Ticari için değerlendirdi. 2026 yılına enflasyon ve faiz oranlarının düşeceği iyimserliğiyle başlayan sektörün, artan maliyetler, savaş ve siyasi gerilimlerin de etkisiyle daralma ve taşımacı şirketler için hayatta kalma mücadelesine döndüğünü belirten Akdeniz; elektrikli araç dönüşümünün sunduğu fırsatlara da dikkat çekti.

İyimser hava yerini daralmaya bıraktı
Sektörün yıla faiz ve enflasyonda düşüş beklentisiyle başladığını ifade eden Akdeniz, şirketlerin işletme sermayesi kredileri kullanarak araç yenileme yoluna gittiğini hatırlattı. Ancak 28 Şubat'ta başlayan İran savaşı ve artan belirsizlik ortamının pazar dinamiklerini değiştirdiğini belirten Akdeniz, yılın ilk yarısında pazar genelinde yüzde 8 oranında bir daralma gözlemlediklerini kaydetti.

Mayıs ayının resmi tatiller nedeniyle 12-14 iş günü gibi oldukça kısa bir süreye sıkıştığını ve bu durumun satışları etkilediğini vurgulayan Akdeniz, yine de planlarına sadık kaldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Normal şartlarda bir yılın ilk 6 ayı toplam satışın yüzde 40'ını, ikinci 6 ayı ise yüzde 60'ını oluşturur. Biz, pazardaki yüzde 8'lik genel daralmaya ve Mayıs ayındaki yavaşlamaya rağmen, planlarımız doğrultusunda ilk 6 ayı hedeflerimiz içerisinde kapattık. Haziran ayından sonra belli ölçüde bir toparlanma öngörüyoruz."

Minibüs çakıldı pazarı panelvan domine ediyor
Akdeniz'in paylaştığı verilere göre, yüzde 8'lik daralma tüm segmentlere eşit yansımadı. Özellikle minibüs ve büyük boy araç sınıflarında ciddi kan kaybı yaşanıyor.

Eskiden ticari araç pazarının yüzde 35-40'ını oluşturan minibüs segmenti, son dönemdeki savaş, yüksek faiz, turizmdeki dalgalanmalar ve mazot fiyatları nedeniyle büyük darbe alarak yüzde 20 seviyelerine geriledi. Kamyonet tarafında da benzer bir daralma yaşanırken, pazarın yüzde 75'lik kısmını artık panelvan araçlar domine ediyor.

Orta sınıf ticari araçta rekabet çok acımasız
Mercedes-Benz'in Vito ile yer aldığı orta boy araçlar pazarında ise neredeyse her modelin yerliye dönüştüğünü ve markaların agresif fiyat politikalarıyla kıyasıya bir rekabet yaşandığını kaydeden Akdeniz, bu segmentte artan ihtiyaç ve yoğun fiyat rekabetinin, pazarı hacimsel olarak yukarı ittiğini kaydetti.

Taşımacılıkta hesaplar tutmuyor
Personel taşımacılığı yapan filo operatörlerinin yaşadığı finansal çıkmaza dikkat çeken Akdeniz, artan mazot fiyatları, yüksek faizler ve ekonomik gerilimin şirketlerin kârlılığını yok etme noktasına getirdiğini belirtti: "İşler her geçen gün zorlaşıyor. Bugüne kadar sektörden 'hesabın bu kadar tutmadığına' dair böyle şikayetler hiç dinlememiştim. Operatörler, fiyatlarını kira sözleşmelerindeki gibi ÜFE/TÜFE'ye veya doğrudan mazot fiyatlarına bağlayan 'eskalasyon formülü' olmadan çalışmayı artık tercih etmiyor. Eskalasyon yoksa, artan mazot farkını alamazsınız ve batarsınız. Nitekim piyasada kazancını faize kaptıran ve öz malını nakde çevirerek ayakta kalmaya çalışan firmalar duyuyoruz."

Akdeniz, mazot fiyatlarındaki bu önlenemez artışın, ticari taşımacılıkta elektrikli araçlara geçiş için aslında büyük bir fırsat (TCO - Toplam Sahip Olma Maliyeti avantajı) yarattığına değindi.

Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde Sprinter'ı, Aralık ayında ise EQV'yi tanıttıklarını hatırlatan Akdeniz, elektrikli minibüs pazarına yönelik iddialı vizyonlarını şu sözlerle aktardı: "Biz taşımacılıkta, Sprinter minibüsle dizel motorda bu işin abisiysek, elektrikte de bu işin abisi olmak bize düşer."

Akdeniz'in paylaştığı maliyet analizlerine göre; yılda 60 bin kilometreyi geçen ve şarj imkanı bulunan filolar için elektrikli araç, aradaki fiyat farkını 2.5 ila 3 yıl içerisinde tamamen amorti ediyor. Almanya'dan alınan onaylar ve testlerin ardından şirket, dünyada Mercedes çatısı altındaki ilk elektrikli, tek fatura orijinal Sprinter minibüsünü Türkiye'de yollara çıkardı.

Batarya tedarikindeki sıralar nedeniyle yüksek talebe yanıt verememe endişesi yaşadıklarını belirten Akdeniz, üretim tarafındaki teknik zorlukları da şöyle anlattı: "Elektrikli araç üretiminin farklı bir prosesi var. Yüksek voltaj (high voltage) güvenliği nedeniyle tüm önlemleri almanız, voltajı kesmeniz gerekiyor ve bunu ancak sertifikalı personeller yapabiliyor. Şalteri indirip kapatamıyorsunuz. Bu nedenle üretime birkaç adetle, temkinli başladık."

"Mazot krizi, elektrikli minibüs sırası yarattı"
Üretimin düşük adetlerle başladığı ilk günlerde araçlara talep gelmeyeceği yönünde şüpheler olduğunu belirten Akdeniz, artan mazot maliyetlerinin durumu bir anda değiştirdiğini vurguladı:" İlk başta 'Araba isteyen mi var?' diyenler oldu ama bir iki denemeden sonra artan mazot maliyetleri karşısında elektrikli aracın ekonomisi çok bariz ortaya çıktı. 'Bir musibet bin nasihatten iyidir' misali, ben elektrikli geçiş için daha vakti var derken, bu maliyet artışları talebi öne çekti. Şu an elektrikli minibüsümüz için sıra bekliyorlar. Banttan çıkan sınırlı adet araçların hepsi anında satılıyor."

Elektrikli Sprinter’da menzil ve koltuk denklemi
Özellikle personel ve okul taşıtlarına odaklanan elektrikli Sprinter için teknik detayları da paylaşan Akdeniz, batarya kapasitesi ile yolcu sayısı arasındaki kritik dengeye dikkat çekti:
Kapasite: Araçlar personel servisi olarak 12 koltuk, okul taşıtı olarak ise 14 koltuk konfigürasyonuyla sunuluyor.
Batarya Tercihi: En büyük batarya paketi yerine özellikle orta paket tercih edilmiş. Akdeniz bu durumu, "Menzile oynarsanız (büyük batarya ağırlığı nedeniyle) koltuk kapasitesi azalıyor, koltuk koyarsanız menzil kalmıyor. Tek çare orta paketti" sözleriyle açıkladı.

Menzil Performansı: WLTP standartlarına göre 340 km menzil açıklanan aracın, yoğun İstanbul trafiğinde 300 km civarında bir menzil sunması hedefleniyor. Rakiplerin bu rakamlara ulaşamadığını belirten Akdeniz, test sonuçlarından oldukça umutlu olduklarını kaydetti.

Mercedes-Benz VLE son çeyrekte Türkiye’de
2026 yılının son çeyreğinde Türkiye’ye gelmesi beklenen Mercedes-Benz VLE ile ilgili de son gelişmeleri aktaran Akdeniz, bu aracın daha şimdiden büyük bir talep gördüğünü söyledi. Aracın iki her ikisi de yüksek seviyede iki donanımla Türkiye’ye geleceği bilgisini veren Akdeniz, ön siparişlerin şimdiden alınmaya başladığını hem bayi hem de müşterilerin bu aracı merakla beklediğini sözlerine ekledi.