Nitelikli low-bed ürünleriyle ünü Türkiye'yi aşan Yalçın Trailer, çalışanlarıyla birlikte düzenlediği özel bir etkinlikte yeni yılı karşıladı. 26 Aralık Cuma günü Babacan Restaurant’ta bir araya gelen şirket yöneticileri ve çalışanları, yoğun geçen bir yılı hep birlikte tamamlamanın mutluluğunu yaşadı. Şirket içi motivasyonu ve aile olma bilincini pekiştiren bu buluşmada, Yalçın Trailer ekibi keyifli bir akşam geçirerek 2026 yılına moralli bir başlangıç yaptı.

Treyler ve ağır vasıta sektörü için zorlu geçen 2025 yılını değerlendiren Yalçın Trailer Satış Müdürü Selman Şentürk, Avrupa ve Rusya pazarındaki daralmalar ile Orta Doğu’daki jeopolitik gerginliklerin sektörel üretim adetlerini düşürdüğüne dikkat çekti. Ancak Yalçın Trailer olarak kriz dönemini fırsata çeviren farklı bir strateji izlediklerini belirten Yalçın, standart üretim yerine müşteri ihtiyaçlarına özel çözümlere yöneldiklerini açıkladı.

"Savunmaya kritik teslimatlar yaptık"
Üretim stratejilerini "daha niş ve çözüm odaklı butik imalat" olarak güncellediklerini ifade eden Selman Şentürk, bu dönüşümün en önemli ayağını savunma sanayisinin oluşturduğunu vurguladı. Şentürk, "Savunma sanayisine yönelik çok kritik ve önemli teslimatlar gerçekleştirdik. Bu alandaki çalışmalarımız, genel daralmaya rağmen operasyonel başarımızı artırdı" şeklinde konuştu.
"500 Bin Euro yatırımla 2026'ya hazırız"
2026 yılına dair sektördeki zor yıl beklentilerine rağmen Yalçın Trailer olarak karamsar olmadıklarını ve büyüme hedeflediklerini belirten Şentürk, pazarın tekrar yukarı yönlü ivmeleneceği döneme hazırlık yaptıklarını kaydetti.
Şentürk, 2026 stratejilerini şu sözlerle aktardı: "Biz 2026'nın 2025'ten daha zor olacağını düşünmüyoruz, aksine pozitif bakıyoruz. İşler açıldığında tam kapasiteye hızlıca adapte olabilmek için hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Bu kapsamda yıl bitmeden üretim hattımızı güçlendirecek makine ve ekipman yatırımı gerçekleştirdik. Alternatif pazar araştırmalarımız sürüyor; ivme yukarı döndüğünde hem ekipman hem de personel gücü olarak tam hazır olacağız."

“İçerde güçlü kadro, dışarda anadilde satış”
Selman Şentürk, sürdürülebilir büyümenin şifrelerini paylaştı. Sektördeki en büyük sorunlardan biri olan personel sirkülasyonuna karşı "Aidiyet" odaklı bir yaklaşım benimsediklerini belirten Yalçın, ihracatta ise "Tek Dil İngilizce" ezberini bozduklarını vurguladı.
En önemli yatırımın makineye değil, personele yapılan yatırım olduğunun altını çizen Selman Şentrük, İnsan Kaynakları departmanının çalışan aidiyetini artırmak için yoğun bir mesai harcadığını belirtti.
Şentürk, şirketin İK vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Sektörde insan kaynağı sirkülasyonu çok fazla. Biz, sürekli değişen bir kadro yerine, şirkete bağlılığı yüksek, uzun süreli çalışacak bir ekip hedefliyoruz. Küçük bir çekirdek kadronun etrafında dönen insanlardan ziyade, kocaman bir çekirdek kadro oluşturmayı tercih ediyoruz. Sadece maaşla değil, sosyal aktiviteler ve huzurlu bir çalışma ortamıyla motivasyonu artırıyoruz. Bunun meyvelerini de almaya başladık; stajyerlerimiz iş başı yapıyor, yeni katılan arkadaşlarımız sanki 10 yıllık Yalçın Trailer çalışanı gibi hızla adapte oluyor.”
Küresel pazardaki stratejilerini “Müşteriye konfor alanında hizmet vermek” olarak tanımlayan Şentürk, ihracat yaptıkları 85 ülkenin 15’inde o ülkenin anadiliyle hizmet verdiklerini açıkladı.

Şentürk, bu stratejiyi şöyle detaylandırdı: “Bir Macar’a İngilizce konuşarak satış yapmak istemiyoruz; Macar ile Macarca, Fransız ile Fransızca, Alman ile Almanca konuşuyoruz. Müşteri satın alma yaparken kendi anadilinin konforunu yaşamalı. Bu sadece satış değil, satış sonrası hizmet ve yedek parça süreçlerinde de güveni tesis ediyor. İlk satışı yapmak kolaydır, başarı ikinci ve üçüncü satışı yapabilmektir.”
Avrupa’da 6 yeni bayi
Yalçın Trailer olarak sadece ülke bazlı değil, bölgesel bazlı bayi yapılanmasına gittiklerini belirten Selman Şentürk, bu yıl bünyelerine 6 yeni bayi kattıklarını duyurdu.
Romanya, Macaristan ve Balkan ülkelerinde yapılanmanın devam ettiğini belirten Şentürk, Fransa örneğini vererek sözlerini tamamladı: “Fransa’da kendi şirketimiz olmasına rağmen, ülkenin büyüklüğü nedeniyle 5 alt bayimiz daha var. Nasıl ki İstanbul’dan Diyarbakır’a anında hizmet götürmek zorsa, Avrupa’da da tek bir noktadan tüm ülkeye hizmet veremezsiniz. Bu nedenle ülkeleri bölgelere ayırarak, her bölgeye hakim yerel partnerlerle ağımızı güçlendiriyoruz.”


