Türkiye -Avrupa Taşımalarında Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin gölgesinde gerçekleştirilen proje kapsamında Türk taşımacılığının sorunları sivil platform aracılığıyla masaya yatırıldı.

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği (ABKAD), Polonya Uluslararası Karayolu Taşımacıları Derneği (ZMPD) ve Brüksel merkezli Avrupa Komşuluk Konseyi (ENC) iş birliğinde, Avrupa Birliği ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyaloğunun Desteklenmesi Hibe Programı (CSD-VI) desteğiyle Nisan 2021 tarihinden beri yürütülen proje sona geldi.

Türk taşımacıların özellikle Avrupa’ya gerçekleştirdiği seferlerde karşılaştığı kota ve vize sorunlarının çözümüne yönelik çalışmaları için Avrupa Birliği tarafından desteklenen projenin kapanış toplantısı 24 Mart 2022 tarihinde İstanbul’da bir dizi panel ve oturum gerçekleştirildi.

Proje sonucunda 4 farklı rapor hazırlandı. Yeni gelişmelerin Türkiye’yi tedarik zincirinin merkezine yerleştirdiği belirtilirken; Karayolu taşımalarında Türkiye müktesebatı ile Avrupa müktesebatının yüzde 95 uyumlu olduğu, Türk taşımacılarının Avrupa’da karşılaştıkları sorunların sadece Türk ekonomisine değil AB ekonomisine de zarar verdiği kaydedildi. Mevcut koşulların aynı kalması durumunda AB ve Türkiye arasında tam bir serbestleşmenin mümkün olamayacağı ifade edilen raporlarda Türkiye-AB arasında karayolu özelinde iş birliğinin daha ileri seviyeye getirilmesi, kota ve vize gibi engellerden arındırılması gerektiği vurgulandı.   

Özel: “Türkiye’ye kayan tedarik akışını iyi değerlendirmek zorundayız”

Toplantının açılış konuşmasını yapan UND İcra Kurulu Başkanı Alper Özel, rekabet üstünlüğünün artık tedarik zinciri ile sağlandığını söyleyerek, “AB ülkeleri yakın bölgelerden, kendi sistemlerine uyan ülkelerden tedarik arayışlarına başladılar ve bu strateji devam ediyor. Türkiye’de ihracatının artışında bunun etkisi oldu. Siparişler Türkiye’ye kaydı. Ukrayna krizi ile birlikte daha fazla sipariş kayışları oldu. Türkiye’nin transit konumu için önemli fırsatlar ortaya çıktı. Bu nedenle transit rejimini daha da kolaylaştırmak durumundayız. Bu fırsatı iyi değerlendirmemiz gerekiyor” dedi.

Müktesebatta Türkiye ve AB yüzde 95 uyumlu

Daha sonra söz alan UND AB Uzmanı Ayşegül Ketenci ise projenin sonuçlarını ortaya koydu. Proje kapsamında 4 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek bir inisiyatif oluşturduğunu ve 4 farklı raporun hazırlandığını söyleyen Ketenci şunları söyledi: “İlk raporda, Türkiye karayolu müktesebatı ile Avrupa müktesebatının yüzde 95 uyumlu olduğunu gördük. İkinci raporda; Türk taşımacılarının Avrupa’da karşılaştıkları sorunların sadece Türk ekonomisini değil AB ekonomisine de olumsuz etkilediği sonucuna ulaşıldı. 3. Raporda ise AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı anlaşmalar incelendi ve AB ve Türkiye arasında nasıl bir yol haritası çizilebileceğine bakıldı. Mevcut koşullar aynı kalırsa AB ve Türkiye arasında tam bir serbestleşmenin mümkün olamayacağı belirlendi.”

Yaşanan savaşla Türkiye’nin önemi artıyor

Brüksel merkezli ENC (Avrupa Komşuluk Konseyi) Müdürü Samuel Doveri Vesterbye, AB-Türkiye Taşımacılık İlişkilerinin Gelişimi ve Ekonomik Etkileri adlı raporla ilgili bilgiler verdi. Vesterbye, Türkiye-AB ilişkilerinde ulaşımın çok önemli bir yere sahip olduğunu ve anlaşmazlıkların çözülmesi gerektiğini söyledi. Vesterbye, şöyle konuştu: “AB’nin ekonomik menfaatleri için Türkiye ile arasındaki ilişikleri geliştirmesi gerekiyor. Türkiye önemli bir tedarik zinciri ülkesi. Daha önce Kazakistan ve Rusya’dan gelen araçlar yeni hatlardan geçecek. Ya Hazar rotasını ya da İran rotasının düşünülmesini gündeme gelecek gibi görünüyor. Bütün meseleler Türkiye’yi karar alıcılar arasında çok önemli noktaya getirdi.  Sadece AB-Türkiye arasındaki ticaret değil AB ile Orta Asya ve Asya arısındaki ticarette Türkiye’nin; kara, deniz ve demiryolu bağlantıları daha öne kazanacaktır.”

Polonya Uluslararası Karayolu Taşımacıları Derneği-ZMPD Taşımacılık Birimi Araştırmacısı Tomasz Malyszko ise AB’nin Karayolu Alanında İmzaladığı Uluslararası Anlaşmalar adlı raporun sonuçlarını paylaştı. Malyszko, AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı tüm sözleşmelere ve anlaşmalara baktıklarını kaydetti.

Marmara Üniversitesi AB Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Mustafa Karayiğit, AB’nin karayolu alanında ı̇mzaladığı uluslararası anlaşmaları değerlendirerek standartların uygulanması gerektiğini açıkladı.

Baydarol: “Türkiye artık tedarik zincirin tam merkezinde”

ABKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Can Baydarol ise yaptığı konuşmada Türkiye’nin tedarik merkezinde güçlenen konumuna vurgu yaptı. Dünyada yaşanan paradigma değişikliğine dikkat çeken Baydarol, pandemi ve ardından Ukrayna krizi ile birlikte Türkiye’nin öneminin hiç olmadığı kadar arttığını vurguladı. Baydarol sözlerine şöyle devam etti: “Koşullar değişti ve AB-Türkiye ilişkileri sadece Gümrük Birliği ile sınırlı kalmayacak. Artık Türkiye tedarik zincirinin tam merkezinde bulunuyor.  Rusya üzerinden taşımalar 20 yıl yapılamayacaktır. Savaş bitse de ambargolar devam edecektir. AB’den Orta Asya ve Orta Doğu’ya yapılan karayolu taşımaları Türkiye üzerinden yapılacaktır.” Türkiye’nin artık ricacı ülke pozisyonundan çıktığını ve pozisyonların değiştiğine dikkat çeken Baydarol, Türkiye’ye yapılan kota engellemelerini eleştirerek şartların değiştiğine vurguladı.

İKV Genel Sekreteri Çiğdem Nas, yeni gelişmelerin AB-Türkiye ilişkilerinin gelişmesi için uygun bir ortam oluşturduğunu ve Türkiye’nin jeopolitik fırsat penceresini iyi kullanması ve reformlar yapması gerektiğini kaydetti.

Karayolunda anlaşmalara uyulmuyor

Ticaret Bakanlığı Daire Başkanı Çiğdem Koşan da Türkiye’nin elinde güçlü anlaşmalar olduğunu ancak sorunun uygulamalarda olduğuna dikkat çekti. Nas, “GATT çok güçlü hükümler içeriyor. Elimizdeki anlaşma aslında güçlü bir anlaşma var. Sorun uygulamalarda. Karayolu taşımacılığı olduğunda taahhütler uygulanmıyor. Dünyanın genelinde böyle bir sorun var. Başka taşımacılık modlarında hükümler istisnasız uygulanıyor. Bunun iyi düşünmemiz gerekiyor” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Daire Başkanı Hasan Boz, karayolu ile yapılan taşımaların 1.2 milyon adetten 1.5 milyon adede çıktığını belirterek kotalar konusunda bir çok ülkede önemli sonuçlar aldıklarını söyleyerek asıl sorunun geçiş belgesi, sürücü vizeleri ve kotalar olduğunu ifade etti.

Bingöl: “Türkiye-AB ilişkilerinde karayolunun önemi arttı”

UND İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Evren Bingöl, projenin amacının Türkiye ve AB arasındaki ilişkileri geliştirmek olduğunu STK’ları arasında yapılan iş birlikleri ile bu amaç için çalıştıklarını söyledi. Türkiye ve AB arasında sınır geçişlerinin kolaylaştırılması için projeler geliştirdiklerini ve bunlardan birinin de Bulgaristan ve Türkiye arasında yeni bir kapının inşa edilmesi olduğunu belirten Bingöl, Global Gateway ile 300 milyar Euro’luk bir fonun oluşturulacağı bunun 4,6 milyar Euro’luk kısmının gümrüklere ayrılacağını söyledi.  

Baştor: “Taşımacılıkta yaşanan sorunlar devam ediyor”

Organizasyonda konuşma yapan Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor, AB-Türkiye ticaretinde karayolu taşımacılığının öne çıkan mod olmasına rağmen sorunların devam ettiğini açıkladı.  

DHL Express Türkiye Tesislerine TAPA Sertifikası DHL Express Türkiye Tesislerine TAPA Sertifikası

Baştor, konuşmasında AB tarafından çözüm olarak sunulan Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çalışmalarının da bekleme aşamasında olduğunu hatırlattı.

Şener: “Türkiye-AB ticaretinde zayıf halka Kapıkule”

UND Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Şener, projenin en büyük çıktısının ortak bir sivil diyaloğun oluşturulması olduğunu söyleyerek sorunları ortaya koyarak bunu karşı tarafta doğru yerlere duyurmayı hedeflediklerini belirtti.

UND olarak uluslararası taşımacılıkta yaşanan sorunların çözümüne katkıda bulunmak için yıllardır farklı alanlarda yoğun bir çaba harcadıklarını kaydeden Şener, “Türkiye-AB arısındaki sorunları konuşacaksak mevzuatlara bakmak gerekiyordu.  Yaptığımız incelemelerde gördük ki mevzuatımız AB ile yüzde 95 uyumlu” dedi. Şener, sorunu çözmek için gösterilecek iradenin önemli olduğuna dikkat çekerek, 2014 yılında yapılan Etki Analizi Çalışmasında yaşanan sorunlar nedeniyle ticari kaybın 3.5 milyar Euro olduğunun ortaya çıktığını vurguladı. Bu sorunun çözülmesi gerektiğini belirten Şener, “Türkiye AB arasındaki ticarette en zayıf halka Kapıkule’dir. Bu soruna çözüm bulamazsak ticareti hızlandıramayız” dedi.  Şener, Avrupa’nın yeni ticaret ve lojistik projesi olan Global Gateway kapsamında gümrüklere 4.6 milyar dolarlık fon ayırdığını da hatırlatarak Bulgaristan-Türkiye arasında 100 milyon Euro’luk yatırımla yeni bir kapının inşa edilebileceğini ve bu fondan yararlanmak istediklerini belirtti.